81271
0242 247 99 27
Telefon

ORGANİK TARIM UYGULAMALARI

ORGANİK TARIM Organik tarım, hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğadaki dengeyi yeniden kurmaya yönelik, toprağın verimliliğinde devamlılık sağlayan biyolojik mücadele ile hastalık ve zararlıları kontrol altına alarak, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren, sentetik kimyasal gübre ve ilaçların kullanımını yasaklayan, organik ve yeşil gübreleme, ekim nöbeti ve toprak muhafazasını tavsiye eden, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrol altında olan ve elde edilen ürünün sertifika ile belgelendiği bir üretim şeklidir. Organik tarım ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermektedir. Çevrenin, doğal kaynakların korunması ve bozulan ekolojik dengenin yeniden tesisi, sürdürülebilir tarım, toprağın yaşatılması, flora ve faunanın korunması, biyolojik çeşitliliğin devamı ve kimyasal kirlilik ile zehirli kalıntının sonlandırılması temel amacı oluşturmaktadır. Her türlü sentetik, kimyasal ilaçlar ve gübrelerin kullanımının yasaklanması yanında organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın" muhafazası, bitkinin direncini artırma, parazit ve predatörlerden yararlanmayı tavsiye eden bütün bu üretim tarzında üretimde miktar artışı değil ürünün kalitesinin yükseltilmesini amaçlanmaktadır. Günümüzde sadece organik tarımla toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını korumak mümkün olmaktadır. Tarım yapılan birçok arazide, Sentetik kimyasal girdilerin (sentetik mineral gübreler ve sentetik kimyasal tarım ilaçları v.b) kontrolsüzce ve aşırı kullanımı sonucu, kirlilik oluşmuş ve doğal dengenin bozulmasına neden olunmuştur. Toprağın erozyona uğraması sonucu toprak kayıpları artmış, toprakta organik madde ve humus yokluğu ve toprak profilindeki A horizonunun kaybı nedeniyle toprak mikroorganizmalarının yok olmasına zemin hazırlanmıştır. · Sürekli monokültür tarım yapılması, münavebe sisteminin uygulanmaması sonucu ürünlere zarar veren hastalık ve zararlıların çoğalmasına neden olunmuştur. · Kimyasal pestisitlerin kullanımı sonucu bazı faydalı ırktaki böceklerin yok olması sağlanmış ve biyolojik mücadele ortamı tahrip edilmiştir. · Aşırı gübreleme sonucu özellikle çabuk yıkanan azotlu gübrelerin yer altı sularına karışması sonucu, hayvan ve insanlarda nitrat zehirlenmeleri görülmektedir. Bütün bu olumsuzlukların önüne geçmek için, doğayı tahrip etmeyen yöntemlerle, insanlarda toksik (zehirli) etki yapmayan tarımsal ürünlerin üretilmesi ve tüketilmesinin tercih edilmesinin gerekliliği ortadadır. Bütün bu olumsuz gelişmeleri müteakip, gelir düzeyi yüksek ülkeler başta olmak üzere bir çok ülkedeki bilinçli üreticiler, örgütlenerek bu yöntemlerin başında yer alan ve doğa ile barışık olan organik üretime geçmiş ve geçmeye devam etmektedir. · Organik tarımla ilgili yapılacak çalışmaların başlangıcında hangi tür organik üretimin ne kadar alanda gerçekleştirileceğinin planlanarak, bu plan dahilinde, Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşuna (KAYOS’a) müracaatta bulunulur. · Müteşebbis, organik tarım faaliyetini bireysel olarak yapabildiği gibi, üretici grubu, şirket, birlik, kooperatif olarak ta yapabilir. Belgelendirme başvurusunda bulunmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler sitemizde yer alan başvuru formunu doldurarak KAYOS’a iletmelidir. · Üretici grubu veya tüzel kişilik (Şirket, kooperatif, birlik,grup v.b) müracaatların da grup liderinin veya tüzel kişiliğin organik faaliyetlerde bulunacak üreticilerle mutlaka sözleşme yapması ve bu sözleşmelerin birer suretinin sözleşme imzalanmadan önce KAYOS’ a göndermeleri gerekmektedir. · İnceleme sonucu sözleşme yapıldıktan sonra, ürün cinsine ve yetiştirme şartlarına bağlı olarak KAYOS tarafından organik tarıma geçiş dönemi başlatılacaktır. · Bu geçiş döneminin müddeti, arazinin konumu, ürün cinsi, tek yıllık ve çok yıllık oluşu, önceki yıllarda kimyasal zirai ilaç ve gübre kullanımı gibi durumlar dikkate alınarak belirlenir. Öncelikle ülkemizde bir ürünün organik ürün olarak piyasalarda işlem görebilmesi için, ilgili organik tarım mevzuatları gereği kontrollü bir üretim yapılması ve bu ürünlerin mutlaka sertifikalandırılması gerekmektedir. Gerekli kontrol ve sertifikasyon işlemleriyle ilgili çalışma periyodu içerisinde organik tarıma geçiş süreci tamamlandıktan sonra, elde edilen ürünler, Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşu tarafından verilen ürün sertifikasını müteakip “Organik Ürün” olarak pazarlanabilir. Ayrıca bitkisel üretimde organik tarıma başlanmasından on iki ay sonra elde edilen ürünler geçiş süreci ürünü olarak değerlendirilir. Bu amaçla, Kontrol ve sertifikasyon kuruluşları tarafından, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınmış olan yetki belgesinin kapsamında, yapılmak istenen organik tarım faaliyetleri ile ilgili çalışmaların başlangıcından itibaren kayıt altına alınması ve kontrolünün sağlanması gerekli olup, üretilen ürünlerin organik ürün olarak pazarlanabilmesi için, kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından müteşebbis ve ürün sertifikası verilmektedir. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun kontrolü ve sertifikası olmadan yapılan üretim organik ürün olarak değerlendirilemez.

Tümü